Kapat
YGS-LYS DİL JUNIOR ENGLISH LİSELİLERE ÖZEL İNGİLİZCE ONLINE VIDEO DERSLER K12 SİSTEME GİRİŞ

NASIL DERS ÇALIŞILIR


Değerli Öğrenciler,
 
   Yaşamınızın kalanını belirginleştirmek için bir maratona başladınız. Unutmayın ki bu maratonda başarılı olmak istiyorsanız kolumuzdaki saate değil cebimizdeki pusulaya ihtiyacımız vardır. Hızla çok mesafe yol alan ama yanlış yöne koşan bir atlet, emin adımlarla ağır ağır hedefe ilerleyen atletin gerisinde kalacaktır. Fazladan bir soruyu doğru yanıtlayarak yaşamınızın gidişatını değiştirebileceğiniz YGS ve LYS DİL’de ipi göğüslemenin tek yolu vardır: Sistemli çalışmak. Yemeden içmeden saatlerce yanlış çalışmak yerine eksik olduğunuz ders ve konularda planlı çalışmak, size başarı getirecek ve bu zorlu yılda kendinize özel zaman ayırma lüksü kazandıracaktır.
 
TÜRÇE DERSİ NASIL ÇALIŞILIR?
Türkçe, YGS’nin tüm alanlarında en çok puan getiren, en önemli derslerden biridir. Tüm derslerde olduğu gibi Türkçe dersinde de başarıya ulaşmanın yolu sistemli çalışmaktan geçer. Anadili Türkçe olan herkes, bu soruların en azından üçte birini doğru yanıtlayabilir. Ama unutulmamalıdır ki bir sıralama sınavı olan YGS’de -herhangi birinin yapabileceği şekilde- Türkçeden 10–12 net yapmak, başarı için yeterli değildir. Türkçede amaç, hedefimize göre neredeyse yanlış yapmamak olmalıdır.
   
Anlam Bilgisi
Anlam bilgisi soruları, bir kısmı bilgiye dayalı kavramlarla ilgili olan ama ağırlıklı olarak anlamayı ve yorumlamayı gerektiren sorulardır. Bu bölüm, “sözcükte anlam, sözün anlamı, cümlede anlam, anlatım yöntemleri ve paragraf” sorularından oluşmaktadır. Anlam; vurgu, dilbilgisi, anlatım yöntemleri gibi çeşitli unsurlara bağlı çok karmaşık bir olgu olduğundan bu bölüme ait sorular sanıldığı kadar kolay değildir.
*Anlam bilgisi sorularında yapılan hataların büyük bölümü anlamamaya değil; yanlış anlamaya dayalıdır. Yanlış anlamalar da bu tür soru kalıplarıyla daha önce karşılaşmamış, sorunun ne istediğini bilmeyen öğrencilerin, güvensizlikle soruyu zorlaması, “Kesin bir cinlik vardır.” diyerek ayrıntıları kendisi anlamlandırması sonucu oluşur. Bazı sorularda derine inmek, bazı sorularda yüzeysel ve sığ düşünmek gerekir. Derslerde sizlere verilen bilgi ve teknikler, bu bakış açısını kazandırmak ve nerede durmanız gerektiğini kavratmak içindir. Dersleri dikkatle takip etmek, notları düzenli tutmak, anlam bilgisinde ilk adımdır.
*Konular işlendikten sonra hemen, sıcağı sıcağına bol miktarda ve çeşitli zorluk düzeylerinde anlam sorusu çözmek ikinci adımdır. Unutulmamalıdır ki anlam bilgisinde soruya ve soru kalıbına hâkim olmak, konuya hâkim olmaktan daha önemlidir.
*Üçüncü adım, yaptığımız yanlışların nedenini öğrenmek olmalıdır. Yanlışlarımız, özellikle belli bir soru kalıbında yoğunlaşıyorsa bu durum, bilgi ve bakış açısı eksiğimiz olduğunu gösterir. Soru çözmek ve sadece skor takibi yapmak, yaptığımız yanlışların nedenini incelememek, hiç soru çözmemekten daha yanlıştır. Çünkü neden yanlış olduğunu öğrenmediğimiz her soru, aynı yanlışı tekrar -hem de “Ben biliyorum.” diyerek- yapmamıza neden olacaktır. Yanlışlarımızı hemen kabul etmemeli, aklımıza yatmayan her soruyu etütte öğretmenimizle birlikte çözmeliyiz. Öğretmenimiz, bize yanlışımızı gösterecek; gerekirse bakış açımızı düzenleyecek yeni teknikler öğretecektir. Öyle ki yıllar içinde etütlerde öğretmeniyle birlikte soru çözen öğrencilerin, yalnız başlarınayken bile bazı zor soruları, sadece soru çözümünde öğretmeninin vurgu ve tonlamasını hayal ederek doğru yanıtladıkları defalarca görülmüştür. Bu yönüyle etütlerin yararı tartışılmaz bir gerçektir.
*Kitap okumak, anlama ve yorumlama gücünü artırır. Geçmişte okuduğunuz kitapların anlam bilgisi sorularında size yardımcı olacağı kesindir. Boş zamanlarınızda kitap okumanızı öneriyoruz. Fakat YGS’ye hazırlanmakta olduğunuz bu yılda -hobi olarak kitap okusanız da- soruları daha iyi çözmek amacıyla kitap okumanızı önermiyoruz. YGS’de başarılı olmak için çözdüğünüz 10 tane anlam sorusu, okuyacağınız 100 sayfa kitaptan daha yararlı olacaktır.
*SON SÖZ: Sanılanın aksine Türkçenin en zor ve nazlı bölümü anlam bilgisidir. Anlam bilgisinde zor olan, belli bir yeterliliğe ulaşmak değil; o yeterliliği korumaktır. Bu bölümde başarılı olmak için derslerde verilen bilgi ve teknikleri kavramak önemlidir; ama daha önemlisi “sürekli” soru çözmek gerekir. Anlam sorularını rahatlıkla çözen bir öğrenci bu yıl herhangi bir dönemde bu sorulardan çözmeyi bıraktığında sorular uzun ve sıkıcı gelecek, anlama odaklanamayacak, gereksiz ayrıntılara takılacak ve yanlış yapmaya başlayacaktır. Az sayıda bile olsa bu bölüme ait sorularla beynimizi sürekli sıcak tutmak ve anlam sorularının bize yabancılaşmasını engellemek temel amacımız olmalıdır.
Dilbilgisi
Dilbilgisi soruları, bilgiye dayalı sorulardır. Bu bölüm, “sözcük türleri, sözcüğün yapısı, sesbilgisi, yazım kuralları, noktalama imleri, cümlenin öğeleri, eylem çatısı, cümle çeşitleri ve yapısı, anlatım bozukluğu” konularından oluşmaktadır. Dilbilgisi konuları, birbirinden bağımsız değildir. Bu yüzden bir konuyu öğrenmemek, başka bir konuyu öğrenemememize neden olabilir.
*Dilbilgisinde yapılan yanlışlar doğrudan bilgi eksikliği ile ilgilidir. Derslerde öğreneceğimiz bilgi ve teknikler olmadan bu bölümde başarılı olmak olası değildir. Düzenli not tutmak ve ders kaçırmamak bu yanlışları yapmamak için atacağımız ilk adımdır.
*Dilbilgisi derslerini düzenli takip eden öğrenciler için konu biter bitmez soru çözmek ikinci adımdır. Burada zamanlama çok önemlidir. Konular derste anlaşılmış olsa da sorularla hemen pekiştirilmezse unutulacaktır. O konuya ait soru kalıpları hemen kavranır ve uygulama ile pekiştirilirse bilgiler kalıcı olacak, anlam bilgisinden farklı olarak aynı konuya ait soruların sürekli çözülmesine gerek kalmayacaktır.
*Üçüncü adım da yanlışlarımızı düzeltmek olmalıdır. Dilbilgisinde yaptığımız yanlışlar, doğrudan bilgi eksiğimiz olduğunu gösterir. Bu eksikliği gidermenin tek yolu da etütlerde ve ek derslerde konuyu kavramaktır.
*SON SÖZ: Dilbilgisi, yoruma yer bırakmayan net bir bölümdür. Anlam bilgisinden farklı olarak zamanlama önemlidir. Konuyu kavramak, soru çözmek ve yanlışları düzeltmek arasında geçen süre çok kısa olmalıdır. Konu kavrandıktan sonra sorular hemen çözülmezse bilgiler uçacaktır. Zamanlamaya dikkat eden ve planlı çalışan öğrenciler için dilbilgisi, anlam bilgisinden daha kolay olacaktır.
 
MATEMATİK DERSİ NASIL ÇALIŞILIR?

Matematik nasıl çalışılır konusuna geçmeden önce yabancı dil öğrencilerinin kendilerine sormaları gereken bir soru var. Acaba matematik dersi ile ilgili önyargılarınız ya da geçmişte yaşanan kötü anılarınız var mı? Şayet bu sorunun cevabı evet ise, işe önce matematiğe bakış açımızı değiştirmekle başlayacağız.
Matematiğin zor bir ders olduğunu düşünüyorsanız, öncelikle bu derse ilişkin sizi başarısızlık inancına iten sebepleri bulmamız gerekiyor. Evvela matematik sorularını çözebileceğinize dair inanç geliştirmeniz sonra da düzenli bir çalışma sistemiyle matematik sorularını çözmeye çabalamanız gerekiyor. Unutmayın ki, bu dersin size zor gelmesi, matematiği yapamayacağımız anlamına gelmez. Matematik akılda kalıcı bir ders olduğu için devamlı konu tekrarı yapmak yerine, kısa hatırlamalarla, işlenen konuya ilişkin basitten karmaşığa soru çözerek çalışılır. Test çözmek, en iyi konu kavrama yoludur da denilebilir.
İlkokul yıllarınızdan bugüne kadar matematik sizin için ‘sıkıcı’ bir ders olabilir. Her matematik çalışmaya kalktığınızda, bir soruyu çözemediğinizde, ‘Ben matematik yapamıyorum, yapmak istemiyorum.’ diyebilirsiniz. Bu konuda sizlere önerilerimiz var:
* Haftanın bir günü matematik dersinde görülen konuların tekrarına ayrılmalıdır. Çalışmaya başlanırken dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de çalışılan ilk dersin matematik olmasıdır. Çünkü dikkatimizin dağılmamış olması gereklidir. Bir kere odaklanıp konuyu anladıktan sonra defterinizdeki örnekleri tekrar etmelisiniz. Tekrardan hemen sonra mutlaka sizlere dağıtılan testleri çözmelisiniz. Test çözerken test sırası dikkate alınmalıdır. Ön çalışma testlerimiz hatırlatma, pratik işlemler ve alıştırma özelliği taşıdığı için ilk olarak ön çalışma testlerinden başlanmalıdır. Daha sonra kolaydan zora doğru yaprak testlerde yer alan sorular çözülmelidir. Soru çözme süreniz ortalama bir buçuk saattir. Eğer o konuyla ilgili testler bitmemişse veya eksik, cevaplanmamış sorular varsa öğretmeninizin etüt gününden önceki akşam bu eksik sorulara tekrar bakıp, etütlerde öğretmeninizin eşliğinde çözmelisiniz.
*Matematik çalışırken size yardımcı olacak en iyi kaynak defteriniz olacaktır. Bu nedenle düzenli tutulan bir matematik defteri konu anlatımlı bir kitap görevi görür ve öğretmeninizin soru çözümünü dikkatlice inceleyip sorularınızı çözeceğiniz yolu bulabilirsiniz. Testlerde görebileceğiniz farklı soru tarzlarını da belirleyip öğretmeninizle birlikte çalışarak cevaplayabilirsiniz. Test çözümünün; tekrar, kontrol, farklı soruları tanımak, konuyu daha iyi anlamak gibi faydaları vardır. Testte bir soruyu yapamadığınız zaman bu soruyu ‘Neden yapamadım?’ demek yerine öğretmeninize danışıp ‘Nasıl çözülebildiğini öğrendim.’ demek en iyisidir. Çünkü yapılan her hata, çözülen her soru sizi başarıya götürecektir. Matematikte soru çözerken ne kadar önyargıdan uzaklaşırsanız soruyu o kadar kolaylaştırırsınız. Soru çözerken kendinizle değil soruyla uğraşmanız gerekir.
* Dershanemizde sorunun cevabından çok nasıl çözüldüğünü öğrenmeliyiz. Etütlerinize düzenli katılarak ve ders takibini düzenli yaparak soruların nasıl daha kolay çözülebileceğini anlar; soruya nasıl başlanacağını hangi pratik yöntemleri kullanabileceğinizi öğrenirsiniz.
*Matematik sizler için önemli bir ders. Gerek yabancı dil alanı, gerekse sayısal, eşit ağırlık veya sözelden YGS’ye hazırlanın; matematik her zaman ayırt edici alt testtir. Yani eğer YGS’de hedefinize ulaşmak istiyorsanız; şayet devamı gelmeyen girişimleriniz varsa bunları sonlandırıp, çalışmanızın devamlılığını sağlamalısınız. * Öncelikle matematik derslerini ilgiyle takip etmeli ve dersi derste öğrenmeye çalışmalısınız. Ne olursa olsun anlaşılamayan her bir noktayı öğretmeninize sormayı ihmal etmeyin. *Herhangi bir konu için ben bunu biliyorum, deyip konuyu atlamayın; mutlaka günü gününe çalışmalısınız.
SON SÖZ:
 · Herhangi bir konuyu çalışmaya başladığınızda, kavramları kendi cümlelerinizle ifade ederek yazınız.
 · Evde çalışırken, öğrenmeye çalıştığınız konuya ilişkin sınıf içinde çözülmüş örnekleri yeniden çözmelisiniz. Bu şekilde konunun anlaşılan ve anlaşılamayan noktalarını tespit edecek ve eksik öğrenilen yerleri ertelemeden etütlerde tamamlayabileceksiniz.
 · Test çözümünde öğretmenlerinize danışarak, kaynak kitaplardan yararlanmanızda fayda vardır.
 
TARİH DERSİ NASIL ÇALIŞILIR?

Tarih, geçmişte yaşanan olayları sebep sonuç ilişkisi içerisinde yer ve zaman göstererek inceleyen, bugüne ışık tutan bir bilim dalıdır. Tarihin asıl amacı, bugünü düne bağlamak, günümüz olaylarını, geçmiş olayların ışığı altında yorumlamaktır. Tarih, geçmişte yaşanan olayları o günün koşullarında değerlendirerek güncel olayları inceleyen bilim dallarına yol gösterir. Tarih dersinin kapsamında yer alan konular, deney ve gözlemden uzak olarak sadece bulgu ve belgelere dayanarak kronolojik olarak incelenir.
Sözel, eşit ağırlık ve yabancı dil puan türlerinden YGS’ye hazırlanan öğrenciler için tarih dersi büyük bir önem taşır. YGS’DE yer alan 17 tarih sorusu adaylar için büyük önem taşımaktadır.
Sözel derslerin tümünde olduğu gibi tarih dersinde de ‘ön hazırlığın’ öğrenci açısından büyük bir yararı vardır. Şayet derse gelmeden önce işlenecek konuları evde bir kez okuyup, önemli tarihleri ve bağlantıları zihninize yerleştirdiğinizde, sınıfta işlenen konuyu daha rahat anlayabilirsiniz. Ders öncesi yapacağınız ön hazırlık konuyu anlamanızı kolaylaştıracaktır. Ön hazırlık yapan öğrenciler, ders esnasında daha aktif katılım sağlar ve öğrendiklerini daha kalıcı hale getirir.
Derste işlenen konuyu dikkatle dinlemeli; öğrenilen her yeni kavram ve terimi YGS soru tekniğine paralel olarak, derste altı çizilen pratik uyarılar ve önemli ayrıntılar şeklinde tekrar ederek kesinlikle gözden kaçırmamalısınız.
Her tarih dersinden sonra sınıfta işlenen konuyu tekrar etmeli ve konuyla ilgili sorular çözmelisiniz. Konuyla ilgili pekiştirici sorular, soru bankasında konuya dair yer alan sorular ve tabii geçmiş yıllarda YGS’de çıkan sorular mutlaka çözülmelidir. Konu biriktirmeden günlük, haftalık ve aylık tekrar programlarınıza uymanız yıl sonunda sizlere büyük kolaylık sağlayacak ve yapacağınız genel tekrarlarda size büyük avantaj sağlayacaktır.
SON SÖZ: Tarih dersine çalışırken yapacağınız en büyük hata konuyu ezberlemek olacaktır. Son yıllarda ÖSYM’nin benimsediği soru tiplerinde amaç, verilen öncüller doğrultusunda yorum kabiliyetinizi ölçmektir. YGS’de farklı tarzda soru tiplerinin bulunduğu gerçeğinden hareketle; soruların niteliğini üç başlık altında toplayabiliriz: 1-Neden-sonuç bağlantısı, 2-Yargıda bulunma, 3-Kavram bilgisi Bu soru tiplerinde başarılı olabilmeniz için yönteminiz, konuyu ezberlemek yerine edinilen bilgiler arasında bağ kurma ve yığılan konular arasında ilişki geliştirmek olmalıdır.
 
COĞRAFYA DERSİ NASIL ÇALIŞILIR?

Dünyanın şekli ve hareketleri, harita bilgisi, iklim ve doğal bitki örtüsü, yer şekillerinin oluşum ve etkileri, nüfus ve yerleşme, ekonomik coğrafya ve Türkiye coğrafyası, doğal ve beşeri olayların tanınması ve bunların insanlar üzerindeki etkisi vb olayların karşılıklı sebep ve sonuçları coğrafya dersinin içeriğini oluşturur.
Coğrafya dersi, kapsamında yer alan konuların niteliği açısından oldukça fazla ayrıntı içeren ve bölümleri arasında konu bütünlüğü olan bir derstir. Derse ön hazırlık yaparak gelmeniz, diğer derslerde olduğu gibi coğrafyada da konuları anlamanızı kolaylaştıracaktır. Asıl olan ezbercilikten kaçınarak, coğrafi olaylar arasındaki mantık ilişkisini çözmeniz ve bilgileriniz doğrultusunda yorum yapabilme becerinizi geliştirmenizdir.
İşlenen konuyla ilgili geçmiş yıllarda YGS’de çıkmış soruları çözmeniz ve öğretmeninizin önerileri doğrultusunda farklı kaynaklardan sorular çözerek, öğrendiklerinizi pekiştirmeniz bilgilerinizin kalıcı olmasını sağlayacaktır. Karşınıza çıkan sorularda özellikle soru köküne dikkat etmeli; kullanılan kavram ve terimlerin ne anlama geldiğini iyi bilmeliyiz. Özellikle tablo ve grafiklerde verim, oran, miktar, nüfus artışı ve nüfus miktarı gibi kavramlara dikkat etmeli ve aralarındaki farkı iyi bilmeliyiz.
Coğrafya dersine çalışırken mümkün olduğunca görsel kaynaklardan yararlanmak, konuya hakimiyetinizi güçlendirecektir. Harita üzerinde konu tekrarı yapmanız; öğretmeninizin derste tahtaya çizdiği şekilleri ve aldırdığı notları eksiksiz yazmanız konuyu daha rahat kavramanızı sağlayacaktır. Ayrıca coğrafyanın sadece YGS sorularından ibaret olmadığını aslında herkesin ilgisini çekecek kadar zengin bir alan olduğunu, çeşitli süreli yayınları (National Geografic, Atlas, Gezi dergisi v.b) takip ederek öğrenebilir, derse olan sempatinizi arttırabilirsiniz.
SON SÖZ: Coğrafya dersiyle ilgili günlük haftalık ve aylık tekrarlarınızı düzenli yaptığınız takdirde, YGS tarihine kadar bu dersle ilgili rahat ve stressiz bir hazırlık dönemi geçirebilirsiniz. Unutmayın ki, coğrafya alt testi çoğu zaman ayırt edici soruların yer aldığı bir bölümdür…